Pearson Journal Of Social Sciences & Humanities

Quick Access


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


İLÂHİ DİNLERİN CİN KAVRAMI ALGISI: GENEL BİR YAKLAŞIM
(THE PERCEPTION OF THE GEM CONCEPT OF DIVINE RELIGIONS: A GENERAL APPROACH )

Author : Mustafa YALÇINKAYA    
Type :
Printing Year : 2020
Number : 7
Page : 170-183
DOI Number: :
Cite : Mustafa YALÇINKAYA , (2020). İLÂHİ DİNLERİN CİN KAVRAMI ALGISI: GENEL BİR YAKLAŞIM. Pearson Journal of Social Sciences - Humanities, 7, p. 170-183. Doi: 10.46872/pj.133.
    


Summary

Cinlerin varlığını kabul etme ve inanma problemi insanlık tarihi boyunca gündemdeki önemini koruyan tartışmalı bir konudur. Beşerî din ve inançlarda zaman zaman Tanrısal özellikleri olduğu kabul edilen cinlerin, ilahî dinler arasında bazı farklılıklar bulunsa da genel itibarıyla cinlerin “Tanrı’nın emrinde olduğu, insanları yoldan çıkardığı ancak insanları kontrol altında tutma gücene sahip olamadıkları” gibi birtakım özelliklere sahip olduklarını kabul ettikleri görülmektedir. Bununla beraber semavi dinlerde cinlerin benzer birtakım özelliklerle zikredilmesinin onlara tümden aynı misyonun verilmesi anlamına gelmemektedir. Yahudilik öğretisinde cinlerin Babil sürgünü öncesi etkin bir tarzda bahsi geçmese de zaman içerisinde Yahudi kutsal kitabında yerini alan cinler, varlığı kabul edilmekle birlikte kesin olarak Tanrı’nın kudretiyle kontrol edilmekte ve onun hizmeti altında yer almaktadır. Babil sürgününden sonraki devrede halk inanışındaki düalist akımların etkisiyle cinleri iyi ve kötü varlıklar olarak ayıran Yahudilerin, “şedim” (kötü ruhlar) gibi birbirinden farklı birtakım terimleri kutsal kitaplarında kullanmaya başladıkları görülmektedir. Onlara göre, temel ihtiyaçlar noktasında insanlarla benzer özelliklere sahip olan cinlerin, aynı zamanda melekler gibi kanatları olup, maddî ve rûhi anlamda musibetlere temel teşkil edecek türden yaratıklar olduğu kabul edilmektedir. Yahudi inançlarına göre cinler, insan ve hayvan gibi canlıların bedenlerini işgal ederek onları delirtebilmektedir. Hristiyanlık öğretisinin, cin anlayışı hususunda farklı din ve düşüncelerden etkilendiği görülmektedir. Yahudilerin kutsal kitaplarına kıyasla kendi kitaplarında bu varlıklarla ilgili bilgiye daha fazla yer vermişlerdir. Öyle ki bazı insanların cinler adına kurban kesmesi, Yeni Ahit’te özellikle bahsedilmiş ve yasaklanmıştır. Bununla birlikte Yeni Ahit’te cinlerin, putperestlerin tanrısı olarak görüldüğü ve insanların bedenlerini kullanarak onları hasta ettikleri de zikredilmiştir. Cinleri kullanma faaliyetleri, insanlığın başına gelen her türlü felaket ve musibetin kaynağı olarak görülmüştür. Cin çarpması ve bu durumun tedavisiyle ilgili de Hristiyan kutsal kitaplarında çokça bilgi bulunmaktadır. İslam Dininde cinlerin varlığının mahiyeti hususunda tartışmalar olsa da varlığının ittifakla kabul edildiği, aynı zamanda onların, “dumansız ateş” ten yaratılmış olduğu kabul edilmektedir. İhtiyaç ve sorumluluk alma noktasında insanlarla aynı özelliğe sahip olan cinlerin, her zaman Allah’ın gücü ve kudreti altında oldukları, onların mutlak anlamda gaybı bilmelerinin söz konusu olmadığı ayrıca onların, bazı hayvanların suretlerine bürünebildiği ve insanlara da vesvese vererek onları kötü yola sürüklediklerine inanılmaktadır. Ayrıca cinler içerisinde iyi niyetli iman sahibi olanlar bulunduğu gibi, kötü niyetli ve inançsız olanları da bulunmaktadır. Bu çalışmamızda cin konusunu daha çok ilahî dinlere göre farklı yönleriyle ele alarak incelemeye tabi tuttuk.



Keywords
Gayb, Cin, İslâm, Hristiyanlık, Yahudilik.

Abstract

The problem of accepting and believing the existence of jinn is a controversial issue that has preserved its importance throughout human history. Although there are some differences between the divine religions, the jinn, which are accepted to have divine characteristics in human religions and beliefs, generally accept that the jinn have some characteristics such as "God's command, misleading people, but they cannot control people". However, mentioning the jinn with similar features in the heavenly religions does not mean that they are given the same mission altogether. Although the jinn are not mentioned effectively before the Babylonian exile in the doctrine of Judaism, the jinn that took their place in the Jewish scriptures over time, although their existence is accepted, they are definitely controlled by the power of God and are under his service. In the period after the Babylonian exile, it is seen that the Jews who separated the demons as good and bad beings with the effect of dualist currents in folk belief started to use some different terms such as "şedim" (evil spirits) in their scriptures. According to them, it is accepted that djinns, who have similar characteristics with humans in terms of basic needs, also have wings like angels, and are the kind of creatures that will constitute the basis for misfortunes in material and spiritual terms. According to Jewish beliefs, jinn can invade the bodies of creatures such as humans and animals and drive them mad. It is seen that the Christian doctrine is influenced by different religions and thoughts regarding the understanding of jinn. They included more information about these beings in their own books than the Jewish holy books. So much so that some people sacrificing sacrifices in the name of jinn is specifically mentioned and prohibited in the New Testament. However, it is also mentioned in the New Testament that the jinn are seen as the gods of the pagans and they make people sick using their bodies. The activities of using jinn were seen as the source of all kinds of disasters and misfortunes that happened to humanity. There is a lot of information in the Christian scriptures about the sexual assault and its treatment. Although there are debates about the nature of the existence of jinn in the religion of Islam, it is accepted that their existence is unanimously accepted and that they were created from "smokeless fire". It is believed that jinn, who have the same characteristics as humans in terms of need and responsibility, are always under the power and might of Allah, that they do not know the unseen in absolute terms, and that they can take on the images of some animals and lead people to a bad path by giving them delusion. In addition, there are well-intentioned believers among the jinn, as well as malicious and unbelievers. In this study, we have examined the jinn subject from different aspects according to the divine religions.



Keywords
Unseen, Jinn, Islam, Christianity, Judaism.

Advanced Search


Announcements


     Değerli Bilim İnsanları! Dergimizin  Aralık sayısına makale yükleyebilirsiniz.



    Değerli Bilim İnsanları! Dergimizin Ekim sayısı yayınlanmıştır.

     


Address :19 Mayıs Mahallesi, 34360 Şişli, İstanbul, TURKEY
Telephone :+905467292493 Fax :
Email :pearsonjournal@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri